Posts
austere elysium
- Get link
- X
- Other Apps
hayatımda çok fazla tesadüf mü oluyor yoksa olanları zorla birbirine bağlamaya çalışarak ben mi tesadüf görmek istiyorum? gibi. bu filmin kitabını da okudum (kitap filmden değil, film kitaptan çıktı tabii) ve okuduğum dönemde Rob gibi ben de bir ayrılık atlatmaya çalışıyordum. tesadüf mü? high fidelity'nin kitabını satın almak için hayatımdaki en zor deneyimlerden birini yaşadığım zamanı mı seçmiştim yoksa sadece denk mi gelmişti; ya da o hale düşene kadar moralimi bozmamak için erteleyip durmuşken zamanının geldiğine mi hükmetmiştim, bilmiyorum. o dönem sadece Rob ile aynı hisleri yaşadığımı ve acısında teselli bulacağımı biliyordum. tesadüflere çok yerim yoktu. ayrıca filmi hala daha çok seviyorum. bu sene 30 yaşıma bastım. normal şartlar altında çok takacağım bir şey değil. daha doğrusu, normal şartlar altında çok takmayı bekleyeceğim bir şey değil. gel gör ki taktım. tesadüfler diyordum - tam 30 yaşıma basalı birkaç gün olmuşken, bir oyun oynamaya başladım. Hades. yeraltı tanrı...
infinitely content
- Get link
- X
- Other Apps
kimsenin kimseyle uğraşacak zamanı, isteği ya da enerjisi kalmadı. az önce bir arkadaşımın çocukluğu ve çocukluk travmaları hakkında yazdığı bir yazıyı okudum. çok güzel, çok etkileyici yazılmıştı ama hakkını vererek değil, hızlı hızlı geçerek okudum. üzülerek söylüyorum ama bu beni ilgilendirmiyor diye düşünerek okudum. ya da okumadım demeliyim. son zamanlarda bir şeylerden yakınırken ya da olumsuzluklardan konuşurken, sözlerimin ortasında konuştuğum kişiden özür dilerken buluyorum kendimi. doğru, kimse benim negatifliğimi yüklenmek zorunda değil. öte yandan, ben sorunlarım hakkında sadece psikologlarla mı konuşabileceğim artık? sevdiğimiz insanların "modunu düşürmemek" için güzel, hoş, iyi şeylerden bahsedip, geri kalanı ve maalesef ki çoğunluğu halının altına mı süpürmemiz gerekiyor? hiç konuşmamayı tercih ederim.
sabır denemeleri vol 356226
- Get link
- X
- Other Apps
bazen insanlar 180 derece dönmek yerine yanlışlıkla 360 derece dönmek diyorlar. ben ise gerçekten 360 derece döndüm ve evet, yanlışlıkla söylemiyorum, çünkü olduğum yerdeyim. kendime bir ev arıyorum ancak dediğim gibi şu aşamada yalnızca daireler çiziyorum, zira... ev yok. bir süre daha daireleri anca çizerim diye korkuyorum. anın heyecanıyla, ki heyecan benim oksijenim, suyum, kahvem, bir nevi yakıtımdır, evi bulmadan önce eşya alma gafletinde bulundum. şu an 6'lı viski setim ve yeni yorganım bana bakıyor, alay ediyorlar gibime geliyor. en azından sıcak tutar. ben de kırıldım açıkçası. neyse, sabır antrenmanı yapıyorum diyelim. oysa ki bir ev bulmuştum. onun içinde ilk kahvemi demlediğimi hatta kar yağdığını bile hayal etmiştim. hayal gücüm abartmadıysa kar yağdığında sokak çok güzel gözüküyordu. öte yandan kar yağdığında her şey olduğundan daha güzel gözüküyor, değil mi?